taşa çalmış yüreğimsıksam kum oluyorsavruluyorum rüzgaratanrım tükeniyor muyum yoksane olur geri dönmeyalvarırımkal olduğun yerde...güneş kayıpsaklanmış mı yoksa sönüyor herşeydonuyor ansızınne yöne uzatsam ellerimiavuçlarımda buz parçacıklarıtanrım...
gecenin davetsiz misafirleriylebekliyorum yolculuk saatinigözlerim ışık saçıyor karanlığınayüreğimde,yolda kalma korkusuellerin avucumda oynamaktakayıp gitmesin korkusuylasımsıkı sararkenistanbul üşüttün beni yalnızlığımlaüşüttün benihavadaki iğneyi yere hasret bırakan ...
güneş kesmiş gözlerini ışımış büyümüş karın çocukları yüzlerinde kar yanığı kalplerinde beyazlığı
rüzgar yalnızlığımı vurdu yüzüme bugün üşümüş ellerime bir yer ararken ceplerimde en masum davamdaydım tanıksız savunmasız
yüreğiminin aleminde tutsak kalmış bir göçebe donar olmuş tüm zamanlar dünya benden şüphelenmiş bütün bakışları üzerimde yenilmişim üstelik gözlerim en korkak yanım nasıl da tedirgin bir mevsimin ortasındayken sonuna saklarken umutlarını bir anlam veremiyor zamanın duruşuna
gün ve gece işte zamanın meyveleri güneşin serenatları üzerimde buğulu şarkılar sesleniyor ötelerde bir yerlerden kulaklarımda sonu gelmez çınlayışlarıyla
nasıl bir tutkudur yaşam bir uçurumun kıyısında asılı kaldığında başını döndüren yükseklikten gözünü kapayarak saklandığını sanarken nasıl bir tutkudur yaşam haberdarı olduğun son nefesinin paha biçilmez değerini anlamaya çalışırken nasıl bir tutkudur...
gökte garip bir yıldızkayboluvermişbulamıyor aradığınıçünkü hepsi birbirine benziyor bu gece fazla kalabalık gökyüzüsanki içlerinden bir tanesi güneşten anahtarını almış geceninve çağırmış bütün arkadaşlarını aralarında garip...
umut ve sevgi ve dostluk ve aşk ve yaşam aksayan kalp atışlarım sana inat
hatırlanmaktır belki de özel günleri cazip kılan.. ev ile iş arasına sıkışmış gündelik yaşamın bu tarz vesilerle nefes alması bugünlerde daha da bir önem taşıyor galiba... küçücük...
ah küçüğümyetmez ki o minicik ellerin utangaçlığını saklamayabelli eder gözlerinyüreğinden taşmış hayalleriniumut yerleşmiş öbeklerine bilemezsin herşeyin zamanın elinde şekillendiğini bilme devam et düşlerine zamandan habersiz zamana inat
ağla sen de ağla gözünde yanan ışık buğulansın birdenbire ağla sen de ağla süzülsün yanaklarına yaşların gözünde kan damlacıkları ağla sen de ağla belki durdurulamaz zaman varılmaz sonuna yolculuğunun ağla sen de ağla